• WAVELIGHT EX 500 EXCIMER LAZER CİHAZI BUHARA HASTANESİN'DE

  • Kategori:

    Göz

  • Etiketler:

    excimer laser,buhara hastanesi,ex500 excimer laser,excimer laser cihazı,son teknoloji

  • Yayınlanma Tarihi:

    10 Eylül 2019

  • Paylaş:

Bu cihaz sayesinde myopi-hipermetropi-myopi, hipermetropi astigmat – mix astigmat gibi refraksiyon kusurları düzeltilmektedir.

 

Göze uygun lazer programının seçilmesi teknolojik alt yapıya sahip, konusunda uzman doktor kadrosu gerektirir. Cihazlar sayesinde kişinin ihtiyaçları belirlenir. Standart bir yöntem kullanılmıyor, her vakada kişiye özel hareket ediliyor.

 

Weve Light Ex500 Excimer Lazer Uygulama Özellikleri

 

  1. Kişinin göz profiline uygun lazer enerji dalgaları kullanılarak kornea yeniden şekillendirilir.
  2. Gelen ışığın direkt olarak retinaya odaklanması sağlanır.

 

Lazer Tekniklerinin Hızına Yetişilemiyor

 

Göz hastalıklarının tedavisinde kullanılan lazer cihazları son yıllarda oldukça hızlı bir dönüşüm geçirdi. Gelişmeler öyle hızlı oldu ki kullanılan cihazın ve uygulanan tekniğin güncelini anlamak konusunda zorlanıyorsunuz. Bugünkü tedaviyi anlamak için oftalmik lazer cihazının gelişimine bir göz atmak ve geçmişten günümüze yapılan uygulamaları öğrenmek gerek.

            Göz cerrahisinde kullanılan Excimer Lazer cihazları yaklaşık 25 yıllık geçmişe sahiptir. Güncel cihazlar oldukça gelişmiş teknolojik donanıma sahip     5. Jenerasyon cihazlardır. Bu gelişmeleri adım adım anlatarak günümüzde ulaştığımız teknolojiyi açıklamak daha kolay olacaktır.

 

Broadbeam Teknolojisi:

 

            Excimer Lazer cihazları gözün en önemli merceği olan kornea dokusunun ön yüzünde şekil değişikliği yaparak göz bozukluklarını düzeltirler. Bu şekil değişikliği temelde ablasyondur. İlk lazerler broadbeam dediğimiz geniş ama az sayıda atış yapan teknolojiye sahipti. Lazer demeti yüksek ya da düşük enerjili bölümler içerebiliyordu ve bu açıdan homojen değildi. Ayrıca hangi alana lazer yapılacağı sadece cerrahın ayarlamasına bağlıydı. Bu lazerler santral adacık denen az tedavi edilmiş veya fazla düzeltilmiş (overcorrected) alanlar oluşturabiliyordu. Birinci nesil bu lazerlerdeki olumsuzluklar çeşitli optik filtrelerle lazer ışını homojenizasyonu ve teknolojik imkanlar kullanılarak, lazer kavitelerinin geliştirilmesi sayesinde kısmen düzeltildi, ancak operasyon geçiren hastalarda istenen ölçüde iyileşme meydana gelmedi. Hedeflenen iyileşmeyi sağlamanın en temel yolu lazer uygulamalarının daha hassas hale getirilmesiydi.

 

Spot-scan Lazer :

 

            Bunu ve ileride ortaya çıkacak pek çok teknik gereksinimi karşılamanın yolu spot-scan lazerlerin geliştirilmesiydi. Bu teknikte lazer kavitesinden gelen ışık tek tek noktalar şeklinde korneaya yönlendirilebiliyordu. Bunu en basit anlatımla, bir metali düzeltmek için büyük çekiçle az sayıda vurmak yerine, Küçük çekiçle çok sayıda darbe vurmaya benzetebiliriz. Böylece her bir atışla daha az doku ablasyonu sağlanarak, çok daha hassas tedaviler mümkün olmaktaydı. Bu lazer tedavisi sonrasında numaranın tam düzeltilmemesi gibi problemler aşıldı, ancak loş ışıkta kamaşma görüntü kalitesinin gözlük kadar iyi olmaması dikkatten kaçmadı.

            Yapılan klinik araştırmalarda loş ışıklı ortamda kamaşma durumunun perifer (kenar) bölgelere doğru gidildikçe uygulanan lazer ışınlarının etkinliğinin azalmasından kaynaklandığı anlaşıldı. Bu hem optik zonun (tedavi yapılan bölge) küçülmesine hem de korneanın özgün şeklinin (asferik) bozulmasına yol açıyordu.

            Günümüzde yeni nesil cihazlardan bazıları kenarlara gidildikçe ortaya çıkan bu azalmayı kompanse edecek programlara sahiptir. Bu azalmanın ne kadar olduğu hesaplanarak ve kenarlara yapılan lazer atışları o oranda güçlendirilerek planlanan zon kadar lazer düzeltilmesi yapılabilmektedir. Böylece sadece numara düzeltmek değil, görme kalitesinin korunması sağlanmakta ve istenmeyen optik yan etkilerin ortaya çıkması önlenebilmektedir.

 

Eye-tracker Teknolojisi:

 

            Göz kusurlarını excimer lazerle düzeltmede diğer bir sorun tedavi patterninin tam olarak istenen bölgeye uygulanmasıdır. Artık lazerler çok hızlıdır ve en ufak göz hareketi hedeflerden şaşmaya yol açabilmektedir. Bu gereksinin lazer cihazlarına göz takipleyici ( eye-tracker) konmasına sebep olmuştur.

            Önceleri sadece göz bebeğini takip eden eye-tracker cihazların artan hızı karşısında küçük göz hareketlerini, torsiyonel (dönme) hareketlerini takipte yetersiz kaldığı için yeni nesil; göz bebeğindeki kriptleri (çukurları) tanıyarak kişisel olarak o gözü tüm hareketleriyle takip eden eye-tracker geliştirildi. Yeni eye-tracker, sapma olunca lazeri durduran eski lazerlerden (passive eye track) farklı olarak gözün yöneldiği yere atış (active eye track) yapmaktadır.

 

Topo-linked Programlar:

 

Sadece teknik altyapı değil kullanılan tedavi profilleri de gelişti; kornea dokusundaki düzensizliklerin normal korneadan farkını hesaplayarak, sadece o bölgelere atış yapan (topo-linked) programlar geliştirildi. Bu programlarla korneadaki skar ve travma sonrası oluşan düzensizlikler de düzeltilerek görme gücü artırılmaktadır.

Tüm haberler